
Egzoz beslemesi tartışmalarının gölgesinde geçen İngiltere GP’sinde sezonun bundan sonraki kısmı için bir işaret olabilecek başka bir gelişme de Ferrari’lerin özellikle de Alonso’nun şaşırtan formuydu. Acaba bu hız egzoz yasaklarından mı kaynaklanıyordu yoksa Ferrari’nin yaptığı güncellemeler miydi farkı yaratan? Egzoz beslemesi anlamında Valensiya’daki kurallara dönülen Almanya GP’sinin bugün yapılan her iki seansında da Ferrari’lerin özellikle [...]

2011 sezonunun dokuzuncu yarışı İngiltere’nin efsanevi pisti Silverstone’da yapıldı ve takımlar arası müthiş çekişmenin yanısıra arka planda yaşanan politik çekişmelerle de adından çok söz ettirdi. Öncelikle İngiltere’nin millet olarak Motorsporlarına olan inanılmaz sevgisinden biraz bahsetmek gerekiyor. İnsanlar burada motorsporlarına ve özellikle de Formula 1′e tutku dercesinde bağlılar ve yapılan yarış haftasonu herkes işini gücünü bırakarak [...]

Almanya GP’si daha çok Massa’nın Alonso’ya yol vermesine sebep olan takım emirleri tartışmalarıyla hatırlanacak olsa da Ferrari’nin yaptığı güncellemelerle çok büyük gelişim gösterdiği de gözden kaçmamalı. Ferrari Red Bull ve McLaren’in aksine bu sene ki en büyük iki yeniliği (f-kanalı ve egzoz beslemeli diffüzör) birden kendi aracına kopyalamak zorunda kaldı ve özellikle f-kanalı konusunda biraz [...]

Kanada pisti bu sene yarış yapılan pistlerden karakteristik olarak çok farklı bir pist ve araçların bu düşük downforce’lu pistte mücadelesi ilginçti. Kanada pisti klasik bir dur-kalk pisti, hiçbir hızlı virajı yok, uzun düzlükler, yavaş ve dar virajlarla şikanlardan oluşan bir cadde pisti. Sonuç olarak takımlar bu pistte Monza’dan sonraki en düşük downforce ayarlarıyla yarıştılar. Örneğin [...]

İstanbul GP’si Red Bull’lar için kolay geçeceği düşünülen bir yarıştı, ancak nasıl olduysa McLaren’ler Red Bull’ların ensesine yapışmayı başardılar.
Milton-Keynes merkezli takımın Barselona pistinde yaklaşık 1 saniyelik, Monako’da ise 0.4 saniyelik bir avantajı vardı. Peki nasıl oldu da İstanbul’da pole pozisyonunu alan Webber ile Hamilton arasındaki fark sadece saniyenin onda ikisinin altına inebildi?
Aslında cevabın bir kısmı Webber’in İstanbul’daki en hızlı pilot olmamasında gizli. Vettel son turunda fren sorunu yaşamasa bu fark saniyenin onda dördü kadar olacaktı. ancak yine de bu fark bile McLaren’in kısa zamanda ne kadar fark kapattığını gösteriyor.

McLaren’in yer yarışa güncelleme getirme geleneği İstanbul’da ki yarışta da devam etti. Bu seferki güncelleme ise sidepod bölümündeydi. Aracın tabanına ve sidepod’a bağlı olan panelin ayriyetten aerodinamik bir işlevi de var. Bu parçada yapılan yenilikle panelin dışına doğrudan hava gönderilmesi amaçlanmış.

Daha önce de söylenmiştir ama Fransız takımı en çok zamanın ön kanadı geliştirerek bulunacağına ikna olmuş gibi görünüyor. Bir bütün olarak düşünüldüğünde ön kanat havanın araçla ilk temas ettiği yer ve havanın diffüzörlere kadar iletilmesi ve lastik çevresinde ki hava akımının düzenlenmesi de büyük ölçüde ön kanadın etkinliğine bağlı.
En yeni ön kanadını tanıttıktan sadece bir yarış sonra Renault R30′da ön kanadın yeni bir versiyonunu kullandı. Sezonun başından beri kanadın dış tarafında bulunan kıvrımlı yapı geçen yıl Brawn’da gördüğümüz gibi ikiye ayrılmış durumda. Ayrıca kanadın dışına doğru uzayan yapıda hala kaldığı için kanat oldukça karmaşık bir yapıya bürünmüş görünüyor.

Cuma antrenmanlarında kendi f-kanalı çözümlerini deneyen Red Bull takımı bu sistemi yarışta kullanmamaya karar vermişti. Takım şef aerodinamisti Adrian Newey bunun sebebini şöyle açıkladı:
“Açıkçası bu bizim için bir deney sayılabilir. F-Kanalı teknolojisi 1950′lerde ki soğuk savaş günlerini andırıyor. Amerikalılar Rusların kendi jet uçaklarını düşürebilecek bir elektronik sistem yapmalarından korkuyorlardı; bunun üzerine kendileri daha başarılı ve efektif bir elektronik sistem hazırlamayı başardılar. F-kanalını da aslında bir transistör olarak düşünebiliriz, ancak havayı kullanan bir transistör, elektiriği değil.”

Her takım 90 dakikalık bir seansın sonunda beş ile altı gigabyte arası bir telemetre verisi toplar. Bu veri arabanın radyosundan raw formatında gelir.
Araç saniyede 2 megabitlik veri iletir. Verici sidepod bölgesinde bulunur ve bir kabloyla aracın burnunda ki antene bağlıdır.
30 May 2010 | Kategori
TEKNİK ANALİZ |
devam »

2010 için Ferrari’nin yakıt tankını geleneksek olarak motorun hemen önüne koyduğu düşünülüyordu ama kış testlerinde değişik çevreler Ferrari’nin yakıt tankını şaside yer açabilmek için vites kutusu muhafazasına koymuş olabileceğini dile getirmişti.
Ancak Willi Rampf Ferrari ile tamamen aynı motor ve vites kutusu ayarını kullandıklarını söyledi. Yakıt tankının da motorun önüne yerleştirildiğini doğruladı. Bu durumda mantıken Ferrari’nin de aynı ayarı kullanıyor olduğunu düşünebiliriz.