Ferrari’den geri dönüş sinyali | İngiltere GP Analiz
2011 sezonunun dokuzuncu yarışı İngiltere’nin efsanevi pisti Silverstone’da yapıldı ve takımlar arası müthiş çekişmenin yanısıra arka planda yaşanan politik çekişmelerle de adından çok söz ettirdi.
Öncelikle İngiltere’nin millet olarak Motorsporlarına olan inanılmaz sevgisinden biraz bahsetmek gerekiyor. İnsanlar burada motorsporlarına ve özellikle de Formula 1′e tutku dercesinde bağlılar ve yapılan yarış haftasonu herkes işini gücünü bırakarak bu yarışa odaklanıyor. Çoğu insan pistte kamp kurarak 3 günü F1′ doyarak yaşıyor. Takımlar açısından da bakarsak F1′de mücadele eden takımlardan 9 tanesinin merkezi İngiltere’de ve piste de çok yakınlar. Bu da halkın bu sporu çok sevmesinde bir etken. Darısı bizim ülkemizin de başına diyerek biraz da yarıştan bahsetmek istiyorum artık.
Yarıştan önce FIA’nın egzoz gazlarıyla ilgili getirdiği yasak herkes tarafından biliniyordu ancak biz takımların bu yasağa karşı aldıkları önlemleri beklerken Cuma günü hepimiz takımların bu yasağı kendi menfaatleri yönünde değiştirebilmek için nasıl lobi yaptıklarına ve bazı takımlara bu konuda imtiyaz tanındığına şahit olduk ve tabi bu gelişme bütün yarış haftasonun politik tartışmaların gölgesinde geçmesine sebep oldu.
Renault ve Mercedes motoruna sahip takımlar için kurallarda esnemeye gidildiği ortaya çıkınca tartışmalar büyüdü ve FIA bu kararlardan bu haftasonu için vazgeçerek, daha önce de ilan edildiği gibi egzoz gazlarının frenleme esnasında en fazla %10 salınımına izin vereceğini duyurdu. Bundan sonra önemli olan ise hangi takımın bu bu yasaktan en fazla etkilendiğini bulmaya gelmişti.
Herkesin beklediği bu yasaktan en zararlı olarak Red Bull’un çıkmasıydı sistemi ilk kullanan takım oldukları için ama kuru zeminde yapılan ilk seans olan 3. antrenmanlarda ortaya çıkan resim en büyük kaybı McLaren ve Renault’un yaşadığı, Ferrari, Sauber ve Williams takımlarının fazla etkilenmediği yönündeydi.
Bu kuralların yanısıra az çok her sene olduğu gibi birçok takım bu yarışa büyük güncelemelerle gelmişti ve takımların performansının ne kadarının bu güncellemelere ne kadarının ise yasaklara bağlı olduğu tam bir muammaydı.
Getirilen yasak aslında egzoz gazlarının diffüzörü beslemesini yasaklamıyor, pilot ayağını gazdan çektiğinde motor ayarlarında yapılan değişikliklerle sanki pilot gaz veriyormuş gibi gaz akışının sürmesini yasaklıyordu. Bu nednele araçların orta ve yüksek hızlı tam gaz geçilen virajlarda ya da yavaş virajların çıkışında değil, viraj girişlerinde gaz verilmediği ve arka bölümde ani downforce kaybı yaşandığı için performans kaybetmesiydi. Bu aynı zamanda araçların dengesini de bozuyor lastik aşınmasını da olumsuz etkiliyordu. Hatta örneğin Button’ın yaptığı açıklamaya göre takımlar bu dengesizlik sorununu çözmek için ön downforce’u da azaltmak zorunda kalmışlardı ki bu da araçta genel bir performans kaybı anlamına geliyordu.
McLaren ve Renault’un neden bu kadar kaybettiğine gelirsek her iki takımda araçlaını bu prensip doğrultusunda tasarlamış, Renault egzoz çıkışını sidepodun önüne koyarak aracın altındaki havayı hızlandırarak arkaya göndermeye çalışmış, McLaren ise arka bölüme ahtapot şeklinde bir egzoz kutusu koyarak egzoz çıkışlarını bu kuya gönderip bu kutunun çeşitli yerlerine koydukları deliklerle de diffüzörün değişik yerlerine dağıtmayı seçmişti. McLaren kış testlerinde çok uğraşmasına rağmen bu daha efektif olabilecek sistemi çalıştıramamış son anda Red Bull’un kullandığı konfigürasyona dönerek aynı presipten faydalanmayı başarmıştı. Bu nedenle araçları bu prensip etrafınfa tasarlanan bu iki takımın frenleme anında egzozdan gelen sıcak gazlar aniden kesildiği için downforce kaybetmeleri normaldi. McLaren bu yüzden sıralamalarda 1.5 saniye kaybederken bu yasağın en çok vurması gereken takım Red Bull ise her zaman olduğu gibi ilk iki sırayı almıştı. Arkalarına ise iki Ferrari yerleşmişti.
Aslında buraya kadar herşey normal görünüyor ama asıl sürpriz üçüncü olan Alonso’nun pole turundan sadece 0.1 saniye geride olmasıydı. Unutmayalım ki Adran Newey’in son yıllarda tasarladığı araçların en büyük özellikleri hızlı virajlardaki farkıydı ve bu tür hızlı virajların olduğu pistlerde geçtiğmiz iki yıl rakiplerine büyük fark atmayı başarmışlardı. Ancak bu sene ilk defa bu farkı atamamış Ferrariyle çok yakın kalmışlardı.
Bu durumu bu hafta getirilen egzoz yasaklarına bağlamak ve Ferrai’nin bu yasaktan etkilenmediğini Red Bull’un ise çok zaman kaybettiğini savunmak bana göre kolaycılık olur. Çünkü daha önce de değindiğim gibi hızlı virajlarda tam gaz gidildiğinden ve gaz akışı sürekli olduğundan bu yasağın hiçbir etkisi görünmüyor. Bu pistte de özellikle ilk ve ikinci sektörlerde bu hızlı virajlardan bolca var. (Webber’in pole turunu izlerseniz göreceksiniz) Sıralamalrda ilk iki sektörde Red Bull’lar ve Alonso’nun sektör dereceleri çok yakın, aradaki fark ise üçüncü sektördü ki bu sektör orta ve yavaş virajlardan oluşmuş ve egzoz yasağının daha belirgin olarak hissedileceği bir yerdi. Daha ilginç bir şey söyleyeyim, yarışta ikinci sektörde en hızlı isim olan Alonso, Webber’den 0.5, Vettel’den ise 0.6 saniye daha hızlıydı, (detay için bakınız). Tüm bu veriler ışığında Ferrari’nin sene başından beri yaşadığı downforce sorununu çömüş olduğunu söylemek yanlış olmaz.
Peki sene içinde Red Bull’dan bazen 1.5 saniye bazen 0.7 saniye geri kalan Ferrari’nin kağıt üstünde kendisine uymayan bu pistte onlara yaklaşmasını sebebi ne? Ferrari sezon başında yaşadığı rüzgar tüneli sorunlarından dolayı çok zaman kaybederek geri düştü ama durumu kabullenerek iyi bir gelişim planı yaptılar. Aracın zayıf olduğu noktaları ve ne yapacaklarını biliyorlardı ancak tek kötü nokta zamana ihtiyaçları vardı ve gelişim sağlanana kadar sabırla beklemelilerdi. Önce ön bölümde yaşadıkları downforce eksikliği sorununu çözdükten sonra sıra arka bölümün gelişimine ve sert lastikleri kullanma sorununa gelmişti ki bu arka kanat, taban, egzoz sistemi ve arka süspansiyonların gözden geçirilmesini gerektiriyordu. Ferrari’de bu yarışta bu bahsettiğim parçaların hepsinde güncellemeye gitti. Yapılan güncellelemeler çok uzun bir çalışmanın sonucu olduğu için bir araya geldiklerinde büyük bir performans artışına yol açtılar. Ferrari bazı parçaları örneğin süspansiyon ve egzoz sistemini daha önceki yarışların antrenman seanslarında denediği için Cuma günü yağmur yapmasına ve parçaları tam deneyememelerine rağmen cesur bir karar vererek getirdikleri bütün parçaları kullandılar ve bana göre aradaki farkı da bu karar getirdi. Bir önceki yarış Hamilton McLaren’in getirdiği güncellemelerle yarışmadığı için eleştirdiğini hatırlayınca risk almak zorunda olan Ferrari’nim kararını alkışlamamamak elde değil. Ayrıca Ferrari sezon başından beri yaşadığı sert lastik sorununu da çözmüş görünüyor, çünnkü bu sene hiç olmayan bir şekilde 3. antremanlarda sert lastikle Red Bull’dan bile hızlılardı ve Q1′de de çok yakınlardı.
Yarışa gelirsek bir kısmı ıslak olan pistte geçiş yağmur lastikleriyle yarışa başlayan pilotlardan ilk bölümde en iyi işi yapanlar kuşkusuz McLaren pilotlarıydı. Bu değişken koşullarda yarışa 10. sıradan başlayan Hamilton rakiplerini geçerek Alonso’nun arkasına gelmeyi başarırken önü açık olan Vettel ise farkı açmaya başlamıştı. Ancak Schumacher’in ön kanadını kırmasıyla pite girmesi ve kuru lastiklere geçmesiyle gösterdiği hız herkesin lastiklerini değiştirmesine sebep oldu.
Herkes kuru lastiklere geçince McLaren’in bu pist şartlarında yıllarıdr süre gelen üstünlüğü de ortaya çıkmış oldu. Hamilton kolayca Alonso’yu geçip üçüncülüğe yerleşirken Button’da Massa’yı geçerek pistteki en hızlı turları atmayı başardı. Neyse ki bu durum fazla uzun sürmedi, Alonso ısınan lastikleriyle büyük bir hızla Hamilton’a yaklaşarak Hamilton’ı DRS’in de yardımıyla geçti ve hızla Vettel’e yaklaşmaya başladı. İkinci pistlere ilk Hamilton’ın girmesiyle herkes ard adra pistlere girmeye başladı ama bu süre içinde Alonso’nun yeni lastik takan Hamilton’dan ve Vettel’den daha hızlı turlar atması da gözden kaçmadı. İkinci pistlerden sonra hepimiz Alonso ile Vettel’in gireceği mücadeleyi beklerken Vettel pitlerde sorun yaşayarak hem Alonso hem de Hamilton’ın gerisinde kaldı. Bu tabiki çok merakla beklenen Vettel-Alonso çekişmesinin de olmayacağı anlamına geliyordu. Vettel geçemediği Hamilton’ın arkasında çok zman kaybederken Alonso pist üzerinde adeta uçuyordu. Hamilton – Vettel ikilisinden tur başına 1.5 -2 saniye daha hızlı turlar atan Alonso kısa zamanda konforlu bir farkı açarak motor koruma moduna girdi.
Hamilton’ı pist üzerinde geçemeyen Vettel ondan önce pite girerek onu geçmeyi başarırken Webber’i geçmesi beklenen Button pitte sağ ön lastiği tam takılmadan piti terkedince yarışa da veda etmiş oldu. McLaren’in kabusu Hamilton’a iletilen bir radyo mesajıyla devam etti. Radyodan Hamilton’a benzin seviyesinin kritik olduğu ve benzin tasarufu yapmazsa yarışı bitiremeyeceği söylendi. Takım sonra bunu Cuma gününün yağmurlu olması aracın ise yarışta beklediklerinden daha hızlı olmasından dolayı böyle bir hesap hatası yaptıklarını söyledi ama bana sorarsanız McLaren kalibresinde bir takım için bu hata affedilmez. Benzin trasarrufu yapmak zorunda kalan Hamilton önce Webber’e geçilirken son turda da Massa’ya geilmek üzereyken son viraj öncesi geç fren yapmasıyla pozisyonunu korumayı başardı.
Yarışın en çok konuşulan olayıysa yarışın sonlarında yavaş kalan Vettel’i gemek isteyen Webber’e takım emri verilmesi ve Webber’in bunu dinlemeyerek Vettel’le son tura kadar mücadele etmesiydi Geçen yıl Ferrari’nin Almanya’da uyguladığı takım emirlerini her fırsatta eleştiren Horner’ın bu tavrı aslında Red Bull’da Vettel’in nasıl bir konuma sahip olduğunu da açıkça gösteriyor.
Sonuç olarak Fernando Alonso yarışı Red Bull’ların önünde rahat bir şekilde kaznırken herkesin aklında iki soru vardı?
1) Vettel pitte sorun yaşamasa Alonso yine de kazanabilir miydi?
2) Ferrari’nin inanılmaz hızı gerçek miydi yoksa bir yarış sonra eski haline döncecek olan egzoz yasağının bunda bir payı var mıydı? İlk sorunun yanıtını muhtemelen artık hiçbirimiz bilemeyeceğiz ama ikinci sorunun yanıtını bir sonraki yarışta Ferrari’nin performasına bakarak cevaplamak mümkün olabilir.
Ben bu yarıştan çok keyif aldım, ya siz?







